Türkçe English
Home  |  About   |  Writing and Publishing Policies  |  Editorial Board   | 

Quick Access


Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi / Thé Journal of International Social Research became a member of Cross Reff since 2014 and started to assign DOI numbers to the articles. Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir


“İNSAN ÖLÜNCE DÜNYADAKİ EYLEMLERİ BİTER: ÜÇ TİP HARİÇ” HADİSİNDEN HAREKETLE, KESİNTİSİZ AMELLER
(MODEL HUMAN WITH REFERENCE TO THE HADITH: "WHEN THE HUMAN DIES, HIS/HER ACTIONS IN THE WORLD CONCLUDE; EXCEPT THREE TYPES OF HUMAN..." )

Author : Mustafa IŞIK    
Type :
Printing Year : 2020
Number : Theology (70)
Page : 1152-1161
    


Summary

İnsanlık âleminin bilinen ilk isimleriyle insan modelleri oluşmaya ve de ayrışmaya başlamıştır: Âdemin iki oğlu Habil ve Kabil gibi. Ölümlü insanoğlunun ölümsüzlük arzusu ruhunun derinliklerinde yerleşmiş olmalı ki ilk macerasında şeytan onu “ebediyet ağacı” (Taha, 20/120) yani “sonsuz yaşama” vaadiyle oyuna getirmiştir. Öldükten sonra dirilmeye inanmak, bu kültürle yetişmiş insanlar için kolay olabilir ama bu duyguyu kaybetmiş toplumlarda öldükten sonra dirilmeye inanmayı zorlaştıran bariyerler bulunmaktadır. Kur’an, cahiliye Arap insanını oraya getirebilmek için, vahiy sürecinin yarısından fazla bir zaman diliminde uğraşmış; bu süreçte Kur’an’ın üçte ikisi inmiştir. Âlemi, dünya ve ahiret olmak üzere ikiye ayıran vahiy bilgisi, dünya hayatının cennet olması için insanlara cennetlik amelleri yapmaya teşvik etmiş, cehennemlik işleri yapmaktan sakındırmıştır. Yani cennet ve cehennem olguları da bir bakıma dünyanın iyiliği için tasarlanmıştır. Genel olarak inanç, bu konuda başat rol oynamaktadır. İnsanlık tarihine göz atılacak olursa, hangi din olursa olsun, kitabi veya değil- en sanatkârane yapılar, tapınaklara ait olduğu müşahede edilmektedir. İslam’ın model insan tipleri Kur’an (Yasin, 36/12) ve Sünnet’te ortaya konulmuştur. Sahabe bundan esinlenerek, kendi dönemi için farklı modeller oluşturmuştur. Bunlar tarihte, içinde bulunulan zaman, ortam, mezhep ve meşreplere göre renklilik arz ederler. İnsanoğlu yaşarken ‘yaşatma gayreti’ içinde olacaktır ama öldükten sonra bile yaşamak için de ufuklar açıktır. Biz sadece, “öldükten sonra da yaşamaya devam etmek isteyen insan modeli” üzerinde duracağız. Bunlar, âhireti de hesaba katan ama dünyanın cennet olması için çabalayan insan tipleridir. Öncelikle “Kim İslâm'da güzel bir çığır açar da, kendisinden sonra o yoldan gidilirse, o kimseye bu çığırdan gidenlerin ecri kadar sevap yazılır. Bu çığırdan gidenlerin ecirlerinden de bir şey eksilmez.” (Müslim “İlim” 15) hadisinden hareketle, güzel bir adet ortaya koyanların sevabı süreklidir. Öldükten sonra da yaşamak isteyen Müslüman insan tipinin oluşmasına özellikle rehberlik eden “İnsanoğlu ölünce dünyadaki eylemleri biter ancak sadakay-ı câriye, insanların yararlanacağı bilgi /buna dayalı üretim ve ardından dua edecek/ ettirecek evlat bırakanların eylemleri sürer” (Müslim “Vasiyye” 14) hadisinden hareketle, İslam’ın model insan tipini, teorik olarak, çağımıza taşımaya çalışacağız. İşin akademik boyutu burada durmamıza izin vermeyecek, İbn Hibban’ın (ö.354/965) Sahih’inde, çeşitli vesilelerle yinelediği “bu sayılanlar, belli başlı ameller olup; ötesinin de bulunduğu” fikrinden hareket edeceğiz. En üst kalite olan İhsan’ı (Buharî, İman 37; Müslim, İman 1, 5, 7) yakalamak için devinen insan tipini ortaya koyma çabası içinde olacağız. Çünkü bu maddeler, öldükten sonra da yaşamanın formülünü içermektedir. Din, güçlü bir olgu olmasına rağmen, bu modelin gerçekleşmesinde tek başına başarı sağlayamaz; gerekli olan diğer şartlar da oluşunca bu insan tipi ortaya çıkar. Tıpkı yapılacak bir deneyde, sadece bir unsurun bulunmayışıyla deneyin gerçekleşmediği gibi. İşte ilgili şartların oluşmasına çalışmak için de öncelikle bunların ne olduğunun bilgisi gerekmektedir. Bilgi ve bilginin korunduğu bir ortam da gerekir. Nitekim İbn Sina’nın (ö.428/1037) “İlim, takdir edilmediği yerden göçer” dediği nakledilir. Çağımızda bu insan modelinin oluşması, birkaç yüzyıldır halkı Müslüman olan ülkelerden göçen ilimin tekrar yurduna dönebilmesi söylemin peşinden gelecekler eylemlerle mümkün olabilecektir. Beynimizde yitirdiğimiz “inanıyorsanız; üstünsünüz” (Ali-İmran, 3/139) düşüncesini tekrar kazanmak ve “yitik malımız olan hikmeti, bulduğumuz yerden almak” için, önce öz eleştiri sonra da bunu gereği olan eylemleri yapmak gerekmektedir. Bunun için tarih, coğrafya, mimarÎ vb. alanlarda “km. taşları” mevcuttur.



Keywords
model insan, hadis, öldükten sonra, amel.

Abstract

The human models began to be shaped and categorized with the first known names of the humanity: such as the two sons of Adam, Cain and Abel. Revelation knowledge, which separated the universe as the world and afterlife, encouraged the human to act heavenly to turn the world into a paradise, and helped them abstain from hell-deserving actions. In other words, the facts of paradise and hell were designed for the goodness of this world, in a sense. Belief in resurrection after death can be simple for the individuals who are grown up in such a culture; however, there are barriers complicating the belief in resurrection after death in societies, which are deprived of this sense. Kur'an struggled through half of the revelation process in order to bring the Arabs of the pre-Islamic age of ignorance to that point, during this time-span two-third of Kur'an was revealed. The immortality desire of the mortal human must have been nested deep in his soul, since the devil trapped him by promising the "tree of immortality" (Taha, 20/120), in other words promising an eternal life. Human being should be in 'an effort to keep others alive' while living; however, the horizons are open to live even after death. While saying "What I left nothing except this headstone?" in the cultures with a tradition of grave, actually the human tries to manifest the desire for an eternal life even after all of the humanity is dead. Belief, in general, has a dominant role in this issue. When the history of the humanity is examined, it is observed that the most artistic structures are that of the temples, whatever the religion is-whether with a book or not. The model human types are presented in Kur'an and Sunnah. Inspiring from this, the companions of the prophet Muhammad (peace be upon him), have designed different models in their era. These vary according to the time period, location, sect, and spirit. We will only focus on the human model "who wants to live after death". These are the human types, who believe in the afterlife, but at the same time, who are struggling to turn the world into a paradise. Firstly, with reference to the verse "Whoever breaks a fresh ground in Islam, and gains followers in this road, this individual will acquire merit as much as the followers' gained rewards. And nothing will lessen from the rewards of the followers." (Müslim, “İlim” 15) the ones who present something good have continuous reward. We will try to bring the model human type of Islam to our age theoretically, with reference to the hadith "When the human being dies, his/her actions in the world conclude; however, actions continue of the ones who left behind sadaka-i câriye, (the information left behind and production based-on it, and a child left behind on the world who prays or makes others pray) (Müslim, “Vasiyye”, 14), which particularly leads the Muslim human type The academic aspect of the issue will not let us stay in this point, therefore, we will continue with the idea of Ibn Hibban (death 965), which was repeated for various reasons in his Sahih, "these listed, are the main actions, there are much further". We will try to manifest the human type struggling to catch the highest quality, (Buharî, “İman” 37; Müslim, “İman” 1, 5, 7) that is the benevolence. It is because these items include the formulas of living after death. Although the religion is a powerful phenomenon, it cannot alone provide success in realization of this model; this human type appears when the other necessary conditions are developed. Just as an experiment becoming futile due to the absence of one factor. Here, in order to struggle to develop the relevant conditions, it is necessary to learn about what they are. The knowledge and an atmosphere preserving this knowledge is also necessary. Accordingly, Ibn Sina (death 1037) was narrated to mention "Science migrates from the place where it is not appreciated." Generating this human type in our age can only be possible with the actions in accordance with the narration of return of the science, which has migrated from the countries with Muslim population for several centuries. It is necessary to firstly do self-criticism and act accordingly in order to regain the thought "if you believe; you are the superior" (Ali-İmran 3/139) that we lost from our minds, and "to take our lost stuff, wisdom, from the place where we lost it". In order to achieve that, there are "milestones" in fields such as history, geography, architecture, etc.



Keywords
model human, hadith, after death, action.

Advanced Search


Announcements


Address : Kocaeli Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, İzmit / Kocaeli
Telephone :+905076095206 Fax :
Email :dergi@sosyalarastirmalar.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri